Popüler Kültürün ve Sosyal Medyanın Gençlerin Duygusal Yaşantıları Üzerine Etkileri


Gençlerin duygusal yaşantısı doğal bir süreç içerisinde belirli dalgalanmalar, inişler çıkışlar şeklinde fakat kendi içerisinde bir tutarlılıkla ilerler.Çevrenin şekillendirmesiyle bu duygusal yaşantıdaki dalgalanmalar daha sert bir özellik gösterebilir. Bazı çevrelerde duygusal yaşantı son derece radikal düzeyde yaşanırken bazı çevrelerde duygusal yaşantı çok sönük veya bastırılmış bir şekilde cereyan eder.


Örneğin Avrupa toplumlarında gençlerin duygularını ifade etmeleri duygularıyla hareket etmeleri,flört ve cinselliğin olabildiğine geniş bir bakış açısıyla değerlendirilmesiyle beraber doyumsuz,tatminsiz, hazperest, sabırsız, sınır tanımayan gençlerin yetişmesine zemin hazırlanmıştır.Son dönemlerde doğu toplumlarında da popüler kültürün etkisiyle duygusal yaşantılarda çerçevenin aşılması,sınırların zorlanması, flört ve cinsellikte yanlışların doğru kabul edilmeye başlanması gibi değişimler gözlenmektedir.


Özellikle yazılı görsel ve sosyal medya kanalları vasıtasıyla gençler arasında sınırları aş,özgürlüğün tadını çıkar,kendin ol, hayatını yaşa,güzel ve yakışıklıysan güçlüsün,her zaman daha fazlasını iste,azla yetinme gibi düşünceler ergenlik döneminde hayatı anlama ve anlamlandırma dönemindeki gençlerin bilinç altını ciddi derecede meşgul etmektedir.


Karşı cinsler arasındaki ilişkilerin hormonlu bir şekilde sunulduğu,ilişkilerin sevgi saygı bağından çok popülerite,fiziksel görünüm,maddi enstrümanlar çerçevesinde değerlendirildiği sevgininin,aşkın çabuk tüketilip yenisine başlanılması gereken bir ürün olduğu dayatmasıyla gençlerimiz karşı karşıyadır.


İnsanların popüleritesinin etrafındaki insanların değerlendirmesiyle değil sosyal ağlardaki arkadaş sayısıyla ölçüldüğü,sanal iletişim araçlarıyla çok çabuk ve emek vermeden duygusal yaşantılara başlanılıp çok çabuk da bitirilmesi, kutsal bir anlam ifade eden kadın erkek ilişkisinin basitleşmesine,vefa,sadakat,sabır,mahremiyet gibi değerlerin aşınmasına sebep olmaktadır.


Bu noktada yapılacak şey çocuklarımızı popüler kültürden tamamen soyutlamak çocuğu baskı altına almak değildir.Bu şekilde davrananların da zaten iyi sonuçlar almadığı ortadır.Anne babanın çocuğa sorgulama,kendini değerlendirme,oto kontrol ,düşünme ve analiz edebilme yeteneklerini kazandırması gerekmektedir.


Genç, popüler kültürün önüne sunduklarını alıp sorgulayabilecek,ölçüp tartabilecek,iyiyi kötüden ayırabilecek,erdem ve değerlerle hareket edebilecek bir donanımla yetişmek zorundadır. Bunun için aile ve eğitim çevresinde çocuğa iyi bir değer ve ahlak eğitimi verilmesi,iletişim becerilerine sahip kendisiyle barışık bir insan olarak yetiştirilmesi büyük önem arz etmektedir.


Duygusal Yozlaşmada İnternetin Olumsuz Etkileri


İnternet teknolojisinin faydaları yadsınamaz bir gerçek fakat faydalarının yanında zararları da artık her geçen gün sosyal hayatımızın içinde kendisini hissettirmeye başlamaktadır.Çocukların duygusal gelişimi açısından internetin önemi kat be kat artmaktadır.


Saatlerce internet başında vakit geçiren bir çocuk veya genç kendini apayrı bir dünyanın içerisinde bulacak ve mutlaka duygu ve davranış olarak internetin etki alanına girecektir.


Birçok ebeveynin çocuklarının internette neler yaptığı hakkında pek bir bilgiye sahip olmaması da tehlikenin ciddiyetini arttıran bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.


Çok masum olarak görüp evimizin baş köşesinde bulundurduğumuz internetle çocuklarımızın karşılaşabileceği tehlikeleri isterseniz örnek olaylarla anlatalım.





Örnek Olay 1:


Burak 9.sınıfa giden bir öğrencidir.Okuldaki arkadaşlarının bazı sohbet sitelerinden kız arkadaş edindiklerini duymuştur.Akşam eve gelince bilgisayar başına geçmiş google arama motoruna sohbet yazıp herhangi bir sohbet sitesine girmiştir.


Sohbet sitesinde kendisini 15 yaşında bir kız ismiyle tanıtan 45 yaşındaki bir erkekle sohbet etmiştir.Cinsel sapkınlıkları olan bu kişi Burak’a daha önce hiç duymadığı şeyler anlatmış Burak tedirgin olup sohbet sitesinden çıksa da içinde bir merak oluşmuştur.


Ertesi gün Burak biraz tedirginlik biraz da merakla yine aynı siteye girmiş ve çeşitli kişilerle sohbet etmeye başlamıştır.Bir süre sonra bu sohbetlerden hoşlanmaya başlayan Burak bu sohbet sitelerinde saatlerce zaman geçirmeye başlamıştır.


Konuşulan konular Burak’ın çeşitli arayışlar içerisine girmesine sebep olmuş cinsel içerikli sitelerde dolaşmaya başlamıştır.Bütün bu gelişmeler sürecinde Burak’taki yalnız kalma,odaya kapanma,ailesiyle konuşmaktan çekinme,sürekli yatma isteği ailesinin dikkatinden kaçmamış çocuklarındaki bu değişimden şüphelenen aile psikologa başvurmuş ve davranış değişikliğinin sebepleri bu görüşmeler sırasında ortaya çıkmıştır.




Örnek Olay 2:

Büşra 17 yaşında genç bir kızdır.Anne babası boşanmış, dört senedir babasıyla yaşamaktadır.Babası bu süreçte ikinci evliliğini yapmıştır.Başlarda iyi giden üvey anneyle ilişkiler bir müddet sonra çeşitli problemlerle kötü bir hal almıştır.Sürekli kavga,azar ve baskılar Büşra’yı iyice bunaltmıştır.Babasından da gerekli desteği alamayan Büşra içine kapanmış vaktinin çoğunu odasında geçirmeye başlamıştır.


Bu sırada internetten tanıştığı bir gençle yoğun bir iletişim haline geçmiştir.Büşra için o gençle konuşmak artık evdeki stresten bunalımdan kurtulduğu kendisine bambaşka bir dünyanın açıldığı anlar olmuştu.Karşısındaki gencin söylediği güzel sözler,iltifatlar,sevgi sözcükleri Büşra’nın adeta başını döndürüyor mutluluktan içi içine sığmıyordu.


Büşra’nın güvenini kazanan genç Büşra’ya kendisine gelmesini beraber evlenip güzel bir yuva kurabilecekelerini söyler.Büşra biraz tereddüt yaşasa da gencin bu teklifini kabul eder ve evi terk eder.Fakat kaçıp yanına gittiği genç Büşra’ya acı ve kederden başka bir şey veremeyecek nitelikte biridir ve Büşra’nın bunu anlaması çok da uzun sürmez.


İnternet yoluyla tanışıp uyuşturucu,gasp,fuhuş tuzaklarına düşen gençlerin haberlerini her gün televizyonlardan izlemekteyiz fakat bir çok aile benin kızım veya oğlum böyle bir şey yapmaz deyip gerekli tedbirleri almamaktadır.İnternet sıcak ve güvenli yuvalarımızdan dış dünyaya açılan gizli bir tüneldir ve çocuklarımız bu tüneli kullanıp biz farketmeden birçok zarara maruz kalabilmektedirler.


Sosyal Medyanın Gençlerin İletişim Yöntemleri Üzerine Etkileri.


Facebook Twitter gibi sosyal paylaşım siteleri insanlar arası iletişimi kuvvetlendiren,bilginin hızlı bir şekilde paylaşılmasını sağlayan, toplumsal olayların algılanmasını etkileyen ortamlardır.Bu açılardan gerektiğinde gerçekten faydalı olan bu siteler gençlerin iletişim kültürünü de etkilemektedir.


Saydığımız faydalarına rağmen gençlerin sözlerinin sorumluluğunu almamaları,istediklerini başkalarının özgürlük ve haklarını sınırlandırıcı şekilde söylemeleri,normal hayatta söylemeye cesaret edemeyecekleri şeyleri sosyal medya maskesi atında rahatça söyleyebilmeleri gençlerin iletişim yöntemleri üzerine olumsuz bir şekilde etki etmektedir.İsterseniz sözlerimizi örnek olayla açıklayalım


Örnek Olay3:


Burak 11.sınıf öğrencisidir.Aynı okulda fakat başka bir sınıfta okuyan Elif isminde bir kıza ilgi duymaktadır.Bir kaç kez Elif’le konuşmak ister fakat gerekli cesareti gösteremez.Akşam bilgisayarın başında otururken facebook aracılığıyla arkadaşlık teklif eder.


Elif Burak’ın arkadaşlık teklifini kabul eder ve facebook üzerinden bir konuşma gerçeklemeye başlar.Sohbetin ilerleyen dakikalarında Burak içindeki duyguları Elif’e itiraf eder Elif sert bir şekilde Burak’ın teklifini reddeder ve karşılıklı sert ifadeler içeren cümleler sarfederler.Burak dayanamayıp küfür ve hakaret içeren cümleler yazar.


Elif bu olayı yine facebook aracılığıyla bütün arkadaşlarıyla paylaşır ve bir anda herkesin bu olaydan haberi olur.Ertesi gün okulda bu olay konuşuluyordur ve herkes Burak’ın yaptığı hareket dolayısıyla Burak’ı dışlamamaktadır.Bu durum karşısında kendisini kötü hisseden Burak okuldan erken çıkar ve eve gider odasına kapanır ve ilerleyen günlerde okula gitmek istemez.


Sosyal ortamlarda insanlar yüz yüze bir iletişim olmadığı için duygu ve düşüncelerini çok fazla kontrol etme ihtiyacı hissetmezler.Güvenli ve korunaklı bir ortamda olduklarını düşündükleri,o an için zarar görmeyeceklerini bildiklerinden dolayı klavyeyi istedikleri gibi kullanabilecekleri bir araç olarak görürler.


Sosyal sitelerin bir özelliği de bir çok kişiyi birbirine bağlayan,birbibini tanıyan insanların iletişimini en hızlı şekilde sağlamasıdır.Bu da bazen iyi sonuçlara sebep olurken bazen de sanal dedikodu,iftira gibi istenmeyen ortamların oluşmasına sebep olmaktadır.Özel alanların sınırları aşılmakta kişilere ait bilgi belge resim gibi özele ait unsurlar rahatlıkla paylaşılabilmektedir.


Bilinçli bir şekilde kullanılmayan internet kullanımının çocukların duygusal ve cinsel gelişimlerine olan zararları mutlaka dikkate alınmalıdır.internetin yalnızca teknolojik bir imkan bir kolaylık veya bilgi sağlayıcı olarak değerlendirilmesi son derece yanlıştır.


İnternetin faydalarından yararlanırken çocuklarımızı ve gençlerimizi zararlarından korumak da en önemli görevimiz olmalıdır.internet kullanımında ailelerin de üzerine düşen çeşitli sorumlulukları vardır.İsterseniz biraz bunlar üzerinde duralım.


1) 18 yaşından önce çocuğunuza özel bir bilgisayar almayın.Bilgisayar evin salonunda olmalı mümkün olduğunca çocuğun odasına konulmamalıdır.


2) Facebook,twitter,mesenger gibi kişisel hesapların şifreleri bütün ailedeki bireylerin birbirinin şifresini bilebilecek şeffaflıkta olmalıdır.Sadece sizin, çocuğunuzun şifrelerini bilmeniz yetmez aynı zamanda siz de kendi şifrelerinizi ona verin ki karşılıklı güven oluşmuş olsun.


3) Güvenli internet kullanımı için gerekli düzenlemeleri yaptırın.


4) Çocuğunzun internet kullanım saatlerini takip etmeye çalışın çok fazla bilgisayarın başında vakit geçirmesine izin vermeyin.


5) Son zamanlarda çocuğunuzda içine kapanıklık, yalnız kalma isteği,bilgisayar başında fazla zaman geçirme durumları yaşıyorsa onunla konuşmaya çalışın.


6) Eğer çocuğunuzun bilgisayarla bağlılıktan çok bağımlılık düzeyinde bir ilişkisi olduğunu düşünüyorsanız yani çocuğunuz sizin bütün uyarılarınıza yasak koymalarınıza engellemelerinize rağmen bilgisayardan bir türlü kopamıyorsa bilgisayarı engellemeye çalıştığınızda agresif davranışlarda bulunma kızma bağırma ağlama hatta kendisine ve size zarar verici davranışlar içerisinde bulunma gibi tutumlar içerisinde oluyorsa bir çocuk psikologundan ya da çocuk psikiyatristinden yardım almanız gerekmektedir.


Osman Algın
Psikolojik Danışman


Kaynak: [Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.]